Ortak İş

İnsanın başarısız olmasını isteyenler kimler?

Bakın etrafınıza, kim sizin başarısız olacağınızı düşünüyor? Ben cevap vereyim: yakınlarınız. Üstelik kendi yardımı dokunabilecekken sana bıyık altından gülen o yakınların.

Etrafında 100 tane sana yardımcı olabilecek adam olsa 99′ u oyalanır 1 tanesi de laf kalabalığı yapar, yine yardımcı olmaz.

“Yapma. Sana öyle denk gelmiş. İnsanlar o kadar kötü değil. Arkadaşlık…” bık bık ötmeyin.

Birazcık farklı bir işle ilgilen dört gözle kenardan bekliyorlar “ay hadi inş rezil olur” diye. Hep böyle bir mucize falan beklenir senden. Yoksa hadi hep beraber el atalım birlikte işin altından kalkalım falan diye düşünen yok.

Kendileri küçük düşünüyor, seni de aşağıya çekiyor. İşte bir sinema dolusu adam görünce koltuk başına para sayıp hesap çıkaranlar falan bunlar.

giphy.gif

Peki biz kimden yardım alacağız? Hiç mi bir arada, bütün bir halde, ortak bir iş yapıp güzel sonuçların keyfini çıkaramayacağız? Herkes mi bir başkasından mucize bekliyor?

“Sen yap görelim”miş. Ağızlarına sıçarım onların.

Ayın 5 Şarkısı

Bu ay istediğim kadar şarkı dinleyemedim ancak şöyle bir şey var: Mantua

Bayıldım ulen! Harika bir grup. Bundan sonra sık sık dinleyeceğim bir grup. 3 tane şarkısını kaydetmişim ayın 5 şarkısı için. Ancak hepsini koyup da listeyi göçertmek istemediğim için bir tanesini koyuyorum.

  1. Mantua – Feel the Wheels

O vokaller harika değil de nedir?

2. The Fjord – All In

Bu aralar sık sık karşıma çıkıyor zaten. Sevmedim de diyemem.

3. Black Mirrors – Funky Queen

Güzel şeyler bunlar tabii…

4. Nicole Saboune – Lifetime

Bu ay Nicole ablaya geri döndüm. Bu şarkısı da güzel. Ablada güzel bir potansiyel var, değerlendirse…

5. Mantua – Void

Dayanamadım ulen asşldksşdlgf

 

Oda Arkadaşları

Size hiç oda arkadaşlarım hakkında tam bir yazı yazmış mıydım? Bir sene boyunca bir sürü oda arkadaşım olmuştu ve hepsinin ilginç özellikleri vardı. Bence bunlar unutulmamalı.

giphy.gif

İlki Francesca idi. İtalyan bir kızdı, Milano yakınlarında bir yerde yaşıyordu. Ben bu evrupalıların esas şehirde yaşamama ama yakınlarında yaşama olayına bitiyorum. Bizde olsa hangi şehrin sınırı içine düşüyorsa o şehri söylersin. Ama kimse tutup da ben Çorum yakınlarında yaşıyorum demez mesela. Veya İstanbul yakınlarında diye…

Bu arkadaş, en olaysız oda arkadaşımdı. Hiç akarı kokarı yoktu. Temizdi, güler yüzlüydü, sessizdi! Hatta o kadar sessiz oluyordu ki oda hiç unutmam bir kere osurmuştu bu ve çok utanmıştı o ufacık pırt sesinin odada yankılanmasından…

Neleri hatırlıyorum yarabii… Neyse, çok severim kendisini hala görüşürüz. Mutlu mesut Milano yakınlarındaki hayatına devam ediyor kendisi.

Aylin vardı, en güzel oda arkadaşı! Hiç odaya gelmezdi Aylin, erkek arkadaşının odasında kalırdı hep. Epi topu 10 gün birlikte kalmışlığımız var bir senelik oda arkadaşlığımız süresince. O da sakin bir hayat sürerdi, çalışıyordu diğerlerinin aksine. Epey de güzel bir kızdı, uzun boylu sarışın renkli gözlü. Ama akrep burcuydu ve bence en kötü özelliği buydu.

Sorority evinde kısaca kaldığım o dönemde Elmira ve Anja vardı. Elmira İran asıllı Amerikalı bir kızdı. Dehşet zengindi ailesi, onlar da Los Angeles’ ta kalırlardı. Ama Elmira okula başladıktan sonra özgürce bir hayat yaşayabilmek için yurda çıkmıştı. İşin kötü tarafı odadan hiç ayrılmazdı, hiç sosyal hayatı yoktu bu kızın. Tek arkadaşı da diğer oda arkadaşımız Anja idi. Elmira sonra vazgeçti ve ailesinin yanına geri döndü. Ailesi de geri dönüş hediyesi olarak ona güzel bir araba aldı. Anja ise dehşet ötesi popüler ve sosyal bir kızdı. Norveçliydi, aerobik takımındaydı, sürekli partilere giderdi her yerde arkadaşı vardı. Mükemmel anlaşmıştık biz Anja ile. Boba Tea içmeye giderdik birlikte, etrafta gezerdik boş boş. Ben Sorority evinden ayrıldıktan sonra geri döndüğüm (Francesca ve Aylinin olduğu) yurda gittikten sonra yeni bir alışkanlık edindi. Bana gelir ve bilardo oynardı. Kimse yokken iyi pratik yapardık. Partilerde dehşet oynardık bilardoyu. Onunla da hala görüşürüz.

Lily vardı sonra. Deli dolu bir insandı Lily. O kadar eğlendirirdi ki sizi inanamazsınız. Hem zeki hem çalışkan hem de eğlenmeyi aşırı seven bir kızdı. Flörtözdü baya, yurdun erkekleri çok faydalanmaya çalışmıştı kendisinden, hele de hiç beklemediğimiz arkadaşlardan. Tek tek mesajları gösterirdi “o bana mesaj attı bu bana böyle yaptı” diye. Sonra inerdik yemek salonuna oğlanlar Lily’ ye bok atardı ama ben çoktan mesajları görmüş olurdum. Kendilerini rezil etmelerini izlerdim. Hala görüşürüz.

Rio vardı, Japon bir arkadaştı. Sessiz, çok genç ve çok tecrübesiz bir kızdı. Diğer Japonlar gibi dünya tarihi bilmezdi o da. Cadılar bayramında viking kıyafetleri revaçta olunca bana “Viking ne” diye sormuştu hiç unutmam. Çok zengin bir ailenin kızıydı Rio böyle dehşet paralar harcadığı eşyalar olurdu. Bana altın kolye hediye etmişti arkadaşlığımız anısına gitmeden. Hala görüşürüz.

Bir tane de Estefania vardı en son. Of yarabbi kimseye böyle oda arkadaşı verme. Pis, rezil pislik içerisinde hem de. Çöp boşaltmaz, odayı toplamaz, biz pislik içerisinde yaşarız. Özellikle ve ısrarla çöp boşaltma sırası olduğunu ve odayı kendimiz temizlememiz gerektiğini söylememe rağmen hiç oralı olmadı. Götünü döner yatardı bu kız sinirlenince. Instagram ünlüsü oldu şimdi orada poz kesiyor. Ama ne bok olduğunu gel sana ben anlatayım.

Yazdım, çünkü unutmak istemiyorum.

Ayın 5 Şarkısı

VE geldik senenin ilk 5 şarkısına. Ama ben hala geçen seneden aklımda kalanları dinlemekteyim ne yalan söyleyeyim. Kafamı toparlayamadığım bir zamandan geçiyorum ya hani… Ondan işte.

 

  1. Joshua James – Broken Tongue

2. RY X – Bad Love

3. Hyper – Ghost

4. Hällas – Star Rider

5. Zbigniew Preisner – Dies Irae

 

Normalde her birine bir açıklama yazardım ya bu ay onu yapasım yok. Çünkü her şey kopuk kopuk. Ne yazayım bilemedim.

Bir sonraki ayın beş şarkısında görüşmek üzere!!!

Youtube Müzisyenlerin Cesedini İstiyor

İnsanlar youtube’ dan para kazanmaya başladığı günden bu yana o meşhur “müzik endüstrisi” bu olaya karşı. Tıpkı bir zamanlar Napster’ a karşı olduğu gibi hem de. Anlamadan, dinlemeden, çözüm üretmeden. Youtube’ da yıldızı büyüyen sanatçılar bile (Katy Perry) youtube’ un birçok politikasına karşı savaşa giren müzik endüstrisinin yanındaydı.

Şimdi parasına düşkün ve sanat yapmayı düşünmeyen insanlardan bahsediyoruz bayanlar baylar. Ancak bir süre sonra bütün büyük küçük her çaptan sanatçı şarkılarını youtube’ a yükledi ve ufak da olsa bir gelir kazanmaya başladı oradan.

628010422.jpg.0.jpg

Youtube’ un ise en başından beri peşinde olduğu bir şey var: sayfadaki şarkıların telif ve kullanım hakları. Yani diyor ki “Bizim içerik üreticilerimiz istediği gibi şarkını kullansın, biz sana ufak bir pay atarız ama sen bunu telif hakları dolayısı ile kaldırtma”. Onların ajandası ilk günden beri bu.

Sanatçılar ne diyor? “Bizim şarkımızı abuk sabuk yerlere kullanacaklar, istemeyiz, hala son karar bizde, öyle kafanıza istediğiniz gibi kullanamazsınız”.

Sonra youtube’ un “adpocalypse” denilen bir olayı vuku buldu ve birçok reklamveren youtube’ dan vazgeçti. Sebepleri reklamların olur olmaz her videonun önünde kullanılmasıydı. Ne bileyim mesela silah satan bir dükkanın reklamı ırkçı bir videonun önünde çıkıyordu. İnsanlar bunu görünce de tabii çıldırıyor ve dükkana saldırıyordu. Adam da reklam için verdiği para ile rezil oluyordu.

Tabii bunun farklı farklı boyutları da var ama kısaca bunu böyle açıklayalım. Üstünden biraz zaman geçti şimdi yeni adımlarda.

Şimd youtube tekrar bir değişime gidiyor ve öyle herkes artık para kazanamayacak buradan. Son 12 ay içerisinde 4000 saat’ ten fazla izlenmesi olan ve 1000′ den fazla abonesi olan hesaplar reklam almak için uygun sayılacak.

Yani bu demek oluyor ki ufak çaplı hesaplar öldü. Bir müzisyen olarak her 12 ayda 4000′ den fazla saat izlenecek bir şey yapmalısın yoksa reklam geliri alamayacaksın. İlk defa sesini duyurmak isteyen adam artık youtube’ a gelmesin viral olmayacaksa. Viral olmayacak müzik türleri neler? Pop olmayan her şey olabilir mi?

Vıcık vıcık akapellacılar ve bol coverlı İzlanda grupları hariç kim para kazanabilecek?

Vevo işi almış yürütmüş onların böyle bir sıkıntısı yok tabii. Veya Vevo gibi iş yapan diğer 24 kanal da aynı şekilde. Ama tek başına bir yere gelmeye çalışan tüm müzisyenler ve şirketleri youtube’ a şuan elveda diyebilir.

Bu adamlar youtube’ da para kazanmak için ileride farklı anlaşmalara gidip o bahsi geçen telif kullanım haklarından vazgeçebilir. Youtube’ un ileride ne yapacağını şuan kestirmek zor ama gidişat bu yönde. Ufak ve orta çaplı sanatçıların bu konuda desteğini aldığında geriye endüstrinin büyük kafaları kalıyor. Onları köşeye sıkıştırmış olacak youtube. Ama o arada olanlar kime olacak işte üzüntü burada.

Filler tepişiyor çimenler eziliyor işte. Umarım korsan müziği bitiren Spotify gibi youtube telif savaşını bitiren bir şey çıkar ve insanlar az da olsa rahat eder.

 

Psikopat Kadınlar

Bütün haberlerde kadınlara karşı işlenen suçlar çıkıyor. Manyak herifler geliyor kadınları tehdit ediyorlar, hatta öldürüyorlar. Millet olarak çıldırıyoruz. Böyle kolay kolay nasıl insanın hayatı ile oynanır diye, değil mi?

Televizyonda şu iğrenç evlilik programlarının kaldırılmasından sonra daha da beteri de başladı biliyorsunuz değil mi? Size iki tane örnek vereceğim, iğrençlikten.

Ülkenin iğrençlik eşiği nasıl düşüyor inanamıyorum.

İlki TV8′ de “Gerçeğin Peşinde” programında. Bu yine diğerine göre daha “az zararlı” örnek. Bu daha sakin.

Bu programı Serap Paköz sunuyor, bir zamanların Serap Ezgü’ sü. Bilen bilir, Esra Erol’ dan bilmem neyden önce bu kadın vardı. Dehşet olaylara tanık oldu ve oldurdu kendisi. En son yaşadığı bir olay da onu seneleeeerce televizyondan uzak tutmaya sebep oldu. Kendisinin belli bir düsturu var “kadın olsun, erkek olsun insanların birbirine saygılı olması gerek, haddini bil” şeklinde. Bunu sadece bir haftadır izlediğim programından çıkardım. Çocuklar ailelerine saygılı olsun, aileler çocuklarına saygılı olsun, eski eşler birbirlerine saygılı olsun vesaire. Saygı da saygı…

Ama bu kadının programına çıkardığı bir manyak var. Hafize adlı bir manyak. Bu kadın zamanında bir görücü evliliği yapmış, 11 yıl evli kalsa da adamı 3 ay görmüş, bir tane çocuk anası. Kadının isteği “adam çocuğuma babalık etsin” değil, “kocam bana geri dönsün”.

maxresdefault.jpg

Adam kesinlikle istemiyor. O iş bitti diyor. Hayırsa hayırdır değil mi? İşte kadının manyaklığı burada. Kabul etmiyor adamın cevabını. Bunun, eski eşinin peşine düşen psikopat adamlardan ne farkı var? Tek eksiği eline bir balta alıp adamın peşine düşmesi. Onun dışında komple aynı manyaklık.

Tamam bunun manyaklık olduğu konusunda mutabıkız. Serap Paköz kadına ters çıktı, gönderdi kadını. Bitti sandınız değil mi? Hayır. Bu program ekibi kadının görüntülerini ve sözlerini almış, arkaya komik bir fon müziği koymuş paylaşıyor da paylaşıyor. Kadını her gün televizyona çıkarıyorlar. “Hafizeeee kocasını istiyooor” şeklinde. Ulan siz niye bu psikopat kadına destek çıkıyorsunuz? İlk günlerde suratı asık kadın ertesi günlerde hahaha hihihi şeklinde, yaptığından gayet memnun, gördüğü ilgiden memnun, desteklendiğini gördüğü için memnun. E BU KADIN PSİKOPAT! HAYIRDAN ANLAMAYAN TACİZCİNİN ÖNDE GİDENİ!!!! BUNU BİLİYORSUNUZ DEĞİL Mİ???

Peki neden televizyonda?

Bir diğer örnek de Seda Avcı adlı bir kadın. Esra Erol formatı ilk değiştiğinde eskiden kendisi ile çalışan bir adamın ona olan şikayeti dolayısı ile bu kadını gördük. O zaman adı Karolin idi. Kadın ağır dolandırıcı, herkesi dolandırmış. Zengin olduğunu söyleyip elalemden daha fazla para çarpmış, avukat gibi gösterip kendini dava bile almış lan ağır dolandırıcı kadın. Programda gösterilen bu.

maxresdefault (1).jpg

İlk çıktığında kızdılar kadına, vesaire. E bu hafta bakıyorum televizyona bu aynı Seda Avcı, bu herkesi dolandıran, herkesin evine bela saçan, insanların hayatları ile oynayan kadın mağdur olarak çıkmış. Kızının öz babası soyadını vermiyormuş, kendi babası da kızını kabul etmiyormuş kızının kimliği yokmuş.

O KIZ ÇOCUĞUNU BU PSİKOPATTAN ALMAYAN DEVLETİN SUÇUNDAN BAHSEDECEK MİYİZ? BU KADINI HALA BUGÜN OLMUŞ TELEVİZYONA ÇIKARIP PIŞPIŞLAYAN VE YAPTIKLARINI SÜMEN ALTI EDEN İNSANLAR İÇİN BİR DAVA VAR MI?

Tabii ki de hayır. Esra Erol bir tarafta ağlıyor, çıkardığı insanlar bir köşede ağlıyor, ah Seda, vah Balım (kızı) goygoy yapıyorlar.

Bu kadının psikopatlığını destekleyip, hiçbir tıbbi yardım almasını sağlamadan, çocuğunu da şova alet ederek televizyonculuk yapmak nedir lan?

Bakıyorsun iki ay önce yuva yıkan, insanların hayalleri ile oynayan Seda’ ya küfreden herkes bugün onun için, babası kendisini istemiyor diye ağlıyor.

ALLAH BELANIZI VERSİN, demeden edemiyor insan.

Psikopatlığın cinsiyeti yok, taciz her şekilde taciz. Ve dolandırıcılık yapan insanların ceza görmesi ve hasta insanların tedavi altına alınması elzem. Niye böyle oluyor lan?

Okul Gibi Film: Drop Dead Gorgeous

Son zamanlarda o kadar tekrar tekrar izledim ki filmi. Bence hakkı yenen filmler arasında yeri epeyce büyük bu filmin. Mükemmel bir film. Baktım siz izlemiyorsunuz ben de size yavaş yavaş anlatayım istedim.

Şimdi aynı başlığa ait ilk yazım “Okul Gibi Film: King Arthur”‘ u okuduysanız bilirsiniz ki bu tür filmlerde hep bomba isimler olur. Buradaki isimlere bakalım mı efenim? Kristen Dunst, Amy Adams, Brittany Murphy, Ellen Barkin, Allison Jenney, Denise Richards…

flowers& plants.jpg

Bu film nasıl sevilmez yahu…

Neye efendim. Film ilk olarak bir güzellik yarışmasının tanıtım kaseti ile başlıyor. Güzellik yarışmalarının o zamanki vazgeçilmez ismi olan Adam West de anlatıyor yarışmayı. Mükemmel bir kaset. Ama kasabada bu yarışma ile alakalı çalışan kadınlardan bir tanesi üstüne “Days of Our Lives”‘ ı kaydetmiş o yüzden yarım kalıyor göremiyoruz.

Sonra Gladys ile tanışıyoruz. Gladys 5000 kişilik nüfusu olan Mount Rose’ daki en zengin adamın karısı ve bu işlerin adamı. Bizim Ufak Tefek Cinayetler’deki Merve gibi.

gladys.gif

Gladys Leeman

Gladys bu yarışmanın genç kızlar için ne kadar önemli olduğundan vesaire bahsediyor. Daha ilk sahnede ne kadar hırslı bir kadın olduğunu görüyoruz. Sonra Gladys ve kankaları kızlar için alışverişe gider kıyafet seçerler ve biz onlardan ayrılırız. Gladys tam Trump destekleyicisi olacak insanmış dersiniz.

Sonra yarışmacıları tek tek göstermeye başlıyor. Leslie Miller olarak Amy Adams var, inanamazsınız.

leslie.gif

Leslie’ nin eli ayağı durmuyor film boyunca.

Sonra Amber ile tanışıyoruz kasabanın güzel ve akıllı kızı.

amber.gif

Sonra Gladys’ in kızının da bu yarışmada olacağını öğreniyoruz. Gladys kızını bu an için yetiştirmiş adeta diyoruz.

rebbeca

Sonra tek tek diğerleri de gösteriliyor. İş en son Tammy Curry’ ye gelince orada olay kopuyor zaten.

tammy.gif

Tammy’ nin zamansız ölümü kızları tedirgin ediyor. Çünkü Tammy kazanmaya odaklanmış kuvvetli bir aday. Bir anda şaibeli bir şekilde ölmesi dikkat çekiyor ama kimse olay ile alakalı bir şey yapmıyor ve kolayca unutuluyor kızın ölümü.

Sonra yavaş yavaş adayların evlerine gidiliyor onlarla daha yakından tanışılıyor. Ayrıca jüri ile de tanışıyoruz. Jüri bomba. En baştan satın alındıkları belli tabii. İlki sapık bir eczacı. Adamın pedofil olduğu yüz metreden anlaşılıyor. İkincisi ise favorim. Harold. Kasabada hırdavat satıyor bu Harold ve bir oğlu var  adı Hank. Hank bir numara insan ya.

hank1.gif

Rebbeca’ nın hoşlandığı oğlan Amber’ a çıkma teklifi edince kaçınılmaz olana erişiyor oğlan.

brett.gif

Tam işini halletmişken Amber, yaşadığı karavanda yangın çıktığını öğreniyor ve koşarak eve gidiyor. Bir bakıyor ki annesi yaralı, bütün evi yanmış.

Tabii artık bu noktada Amber artık çekilmek istiyor yarışmadan. Çünkü kendisini öldürmeye çalıştıklarını düşünüyor. Ama kasabalı oralı bile değil. Yarışmadan bir gün önce diğer yarışmacılardan birisi Amber’ ın sırasını almak istiyor bir aile işine yetişebilmek için. Yer değiştiriyorlar ve tabii ki…….

lamba.gif

Amber artık yılmış bir halde ne yapacağını şaşırmış olarak Loretta ile oturur. Loretta da annesi de sürekli olarak ona bir şey olmayacağını söylerler. Ve yarışma günü gelir çatar.

Amber’ ı alt etmeye çalışan karanlık güçler son olarak elbisesini kaybederler. Ancak Amber’ın arkadaşlarından bir tanesi ona kendi elbisesini vererek (yarışmadan elenme pahasına) yardım eder ve Amber çıkıp gösterisini yapar. Milletin ağzı açık kalır.

Ancak her şeye rağmen şike kazanır ve Rebbeca Ann Leeman birinci gelir. Eyalet yarışmasına gitmeye de hak kazanır. Sonra kasabada bir gösteri olur ve bütün kasaba bu yürüyüşü izlemeye gider. Rebbeca’ nın babası kızına kuğu şeklinde bir araç yaptırmıştır. Ancak Becky aracın gaz koktuğunu söyler annesine, annesi oralı olmaz ve sonrasında…

boom.gif

Gladys çıldırır ve öldürdüklerini tek tek sıralar. Amber’ ı öldürmeye çalıştığını bütün kasaba önünde anlatır ve hapsi boylar.

Tıpkı Tammy gibi feci bir şekilde ölür Becky. Amber da hakkı olan birinciliğe yükselerek eyalet yarışmasına gitme fırsatı bulur. Loretta ile birlikte giderler. Loretta orada her şeyin keyfini çıkarır.

Amber oradaki diğer tüm muhteşem yarışmacıları görünce kazanamayacağını anlar ama sesini çıkarmaz. O sırada bir mucize olur ve herkes gıda zehirlenmesi yaşar. Amber hariç. Hükmen galip gelir Amber. Sırada ülke geneli yarış vardır!

 

state.gif

Loretta “I got some” deyür.

Ama o da ne? Yarışmayı düzenleyen şirket iflas etmiştir ve herkes evine geri dönmek zorunda kalmıştır. O sırada Gladys hapisten kaçar ve Mount Rose’ a geri dönerek herkesi öldürmeye kalkar. Amber’ ı öldürmek isterken bir haberciyi vurur. Amber hiç bozmadan mikrofonu eline alır ve haberi vermeye devam eder.

Ve mutlu son! Amber haberci olur, tam istediği gibi.

finale.gif

Şimdi birisi bana söylesin kötü mü bu film? Mükemmel lan! Resmen okul gibi film. Filmdeki göndermeler, o ince espriler falan hiçbirinden burada bahsetmiyorum bile. Tam white thrash Amerikası hakkında, mükemmel bir film.

İzleyin, izletin efem.