Ayın 5 Şarkısı

Temmuz ayında güzel şeyler dinledim. Özellikle iki şarkı var çok beğendiğim. Dinleyince anlayacaksınız zaten.

  1. Mondo Generator – Autopilot

Bu şarkıyı tekrar önüme koydu Spotify, seneler sonra tekrar tekrar dinlemeye başladım. Mis.

2. Skraeckoedlan – Talisman

O nasıl bir isimdir arkadaş?

3. Blood Command – All I Do Is Maketh Shit Dope

İşte bahsettiğim en güzel iki şarkıdan bir tanesi. O neydi gııız?

Bu kadar az dinlenmesine de hayret ettim açıkçası.

4. Biting Elbows – Toothpick

En güzel ikinci şarkı da bu. Bunun resmen gözden kaçırmışım ben. Tu bana…

5. Easy Giant – Mountain Hart

Aslında 3. ve 4. şarkıyı o kadar çok dinledim ki, bu biraz geride kaldı.

Ama diğerlerini listelere yerleştirdiğime göre bu ay bu şarkıyı biraz daha fazla dinleme şansım olacak.

Nispet

Arkadaşlık sahip olunası çok güzel bir şey. Herkese nasip olmaz, herkes devam ettiremez. Ancak arkadaşlığın başlaması kadar bitişi de normal. Ve o noktada insanların nasıl tepki verdiği çok önemli.

Merhaba, ben Dilara, TED konuşmama hoş geldiniz aksldfhlkgfhfhn.:

Yok lan o kadar ciddi bir yazı değil bu. Sadece aklıma takıldı, buraya yazayım istedim.

Hale, Lale ve Jale adlı üç yakın arkadaş var diyelim. Hale ve Jale’ nin arası açılıyor. Olabilir, insan culuktur, her boku yapabilir. Hale ve Jale’ nin arkadaşlığı bozuldukça Lale arada kalıyor, çünkü ikisini de seviyor. Ancak bu durum karşısında objektif kalamıyor ve o da Jale ile konuşmayı kesiyor.

Jale bu durumda Lale’ nin tavrına kızıyor tabi. Bana neden durduk yere tavır aldı, kendi aklı yok mu diye.

Sonra, Hale ve Lale’ nin de arası açılıyor. İşe bak, kim tahmin ederdi Hale’ nin orospu olduğunu… Hiç…

Burada iki senaryo var. Lale ve Jale’ nin arkadaşlığı ile alakalı olarak. Hale tamamen resimden çıktı bu arada.

Jale, Lale’ yi affedebilir ve “yolun açık olsun arkadaşım, bizim dostluğumuz artık eskisi gibi düzelemez ancak senin iyi olmanı isterim” alt metinli bir tavır koyabilir. Sonra Lale ile görüşmez, en azından eskisi kadar yakın olmaz, bir mesafe koyar. Zira Jale midesiz değil ve kendisine yapılan gereksiz tavrı “hop, unuttum gitti” diye kabullenemez.

İkinci senaryo da Jale ve Lale’ nin “kaliteeee kalite” diye nispet fotoğrafları atması Instagram’ da. Can ciğer kuzu sarmaları olmaları, hiçbir şeylerini ayrı yapmamaları ve bütün resim ve tweetlerde “kıskananlar çatlasın” ve “en yakın arkadaşım”, “kıymetimizi anladık”, “kara kedileri kovduk” gibi laflar yazması.

Amına koduğumun şu memleketinde ilk senaryoyu tercih eden iki kişiyi ya gördüm ya görmedim. Herkes kalite, herkes marka…

Bir insan ile kavga edebilirsin, fikir ayrılığına düşebilirsin. Bu normal. Ancak o kişiyle zıtlaştığının noktasında öbürüne KARŞİİİİM diye atlaman neyi gösteriyor?

Ne kadar mesnetsiz, gerizekalı ve ezik olduğunu tabii ki.

Lütfen hiçbir senaryoda insanlara nispet yoluna gitmeyin, orospuluk yapmayın.

Teşekkürler.

Ayın 5 Şarkısı

Geçtiğimiz ay spotify kardeş tarafından ne önerildiyse beğendim galiba. Ama hiçbiri esas listelerime giremedi. Böyle olunca üzülüyorum işte…

  1. Kylesa – Unspoken

Bir kere anlatayım, bütün ay kafa bu şekildeydi…

2. Christon – Icarus

Şimdi birisi bana bu şarkının hangi türe girdiğini anlatabilir mi?

3. Mercury Rev – Tides of the Moon

Geçtiğimiz iki sene buna benzer çok şey dinledim. Şimdi fark ediyorum…

4. Harlea – Miss Me

Bu şarkıyı da Spotify ısıtıp ısıtıp temcit pilavı gibi önüme koyuyor. Bir an çok seviyorum sonra unutuyorum…

5. Ayreon – River of Time

Hiç sevmem, çok yapmacık gelir. Ama bir kere dinledim ne yapayım, üstüme gelmeyin asdfjdkfg.

Bu ay böyleyken böyle… Siz neler dinlediniz?

Ayın 3 Şarkısı

Bu aralar kafam o kadar karıştı ki ne yapmam gerektiğine dair, yazı yazmayı unuttum. Hazır bayram günü fırsat bulmuşken paylaşayım istedim. Ayrıca bu ay üç şarkı olmasının bir sebebi var. O da eski mp3 takıntım ve oradan hiçbir şarkının “en çok bunu dinledim” diye öne çıkamaması.

Hatırlarsanız bir de bir zamanlar bayram günü film maratonları yapardım. Pehey eski günler…

  1. Horisont – About Time

İlk haftanın keşif şarkıları ateş ediyordu. Bu da onlardan bir tanesi.

2. Miracle of Sound – Upside Down

Adından anlaşılacağı gibi tam bir Stranger Things şarkısı. Bol bol dinlenesi…

3. Metallica – Mama Said

Neden bu kadar dinledim bunu bilmiyorum ama başımı kaldıramadım resmen. Gerçi kimse şikayet etmez sanırım.

Umarım Haziran’ da daha fazla şarkı dinlerim. Dinimiz amin.

Ayın 5 Şarkısı

Bu ay niyet ettim bol bol folk metal dinleyeyim ama pek öyle olmadı gibi. En başlarda güzel güzel folk listeme şarkılar ekliyordum ancak ayın ortasında feci kafam attı, bir bakmışım depresyon tavan…

 

1. Månegarm – Eld

Ayıla bayıla dinlediğim bir şarkı.

 

2. My Morning Jacket – Dondante

İşte burada kafa kırıldı.

 

3.  King Crimson – Epitaph

Dilara’ nın neden böyle olması…

 

4. Leo – Burn the Witch

Redyohed seven arkadaşlar toplanın, redyohed şarkısını redyohedden daha iyi söyleyen kişiler var.

 

5. Seth Chapla – Jules

Yalan yok bunu son günlerde dinlemeye başladım. Ancak yine de feci sardı.

 

Evet, durum böyleyken böyle… O da ne iğrenç bir laf yahu. Neyse efem. Siz neler dinlediniz? Hiç yazmıyorsunuz, kalbimi kırıyorsunuz…

Günlük 100 TL’ ye Tercüman (!)

Geçtiğimiz aylarda iki farklı ancak bir o kadar da aynı müşteri adayı ile tanıştım. Anlatmak istedim, çünkü yapılan yanlışı görün istiyorum.

Şimdi en büyük yanlış bendeki. Tercüme almak için bazen çok gereksiz yere, gereksiz insanlarla muhatap oluyorum. Bunu neden kendime yapıyorum bilmiyorum. Ancak çoğu zaman pişman oluyorum bu insanlarla alışveriş etmekten…

giphy.gif

İlk bahsettiğim müşteri bana iki araç mesafede bir ofisteydi. İngilizce devam eden yazışmalarını Türkçe’ ye çevirecek birisini arıyordu. İş yükü çok değildi ancak haftada bir kontrol etmek gerekiyordu. Daha önceden bu işi yapan bir elemanı vardı ancak kriz dolayısı ile o kişiyle yollarını ayırmıştı. Şimdilerde mailleri kontrol edecek, gerekiyorsa telefon konuşmasını yapacak ve gelen makaleleri çevirecek birisini arıyordu. Bana anlattığı bu.

Eğer müşterilerle konuşmayı biliyorsan, onların aslında ne demek istediğini de biliyor olman gerekir. Adam bariz bir şekilde ucuza sekreter arıyordu.

Günlük 100 TL teklif etti. Utanmadan, evet. 100 TL’ ye sekreterlik ve makale çevirisi istiyor. Makale çevirisi… Neresinden tutarsan tut bir tarafı elinde kalıyor. Tercüman olarak bir sekreter aramasından mı, makale çevirisini 100 TL’ ye getirebileceğini düşünmesinden mi yoksa ciddi ciddi “bunu yapan biri vardı ama ben onu yolladım daha ucuza yaptırırım bunu” şeklinde düşünmesinden mi…

Kabul etmedim tabii, kimse kabul etmedi, ilan hala açık. Ancak aklı başında hiçbir tercüman gidip de bu adamla çalışmaz. Bariz ölücü, bariz şark kurnazı liboş artığı esnaf emeklisi. Uğraşılmaz.

giphy (1).gif

Aradan birkaç ay geçti ve ben başka bir müşteriye denk geldim. Benzerliklere bakın: İngilizce devam eden yazışmalarını Türkçe’ ye çevirecek birisini arıyordu. İş yükü çok değildi ancak haftada bir kaç kez kontrol etmek gerekiyordu. Daha önceden bu işi yapan bir elemanı vardı ancak kriz dolayısı ile o kişiyle yollarını ayırmıştı. Şimdilerde mailleri kontrol edecek, gerekiyorsa telefon konuşmasını yapacak ve gelen makaleleri çevirecek birisini arıyordu.

Bu şahıs da aynı parayı teklif ediyordu ancak haftada daha fazla gün gitmem gerekiyordu yanına. Ayrıca getir çevirini ofiste yap ben karışmam gibi bir laf etmişti. Ve işinin gerçekten çok az olduğunu gördüğüm için acaba kabul etsem mi diye düşündüm. Ancak kabul etmedim tabii.

Bu adamı direkt olarak reddetmedim, sakince ne yapacak görmek için denedim bir. Adamın mentalitesi beni şoka soktu. Bir kitap çevirtmiş. Ancak o kadar kötü olmuş ki çeviri. Ben de ona bu çeviri için ne kadar para verdiğini sordum. Para vermemiş. E normal o zaman dedim ben de. Parasız çeviriye bu fazla bile olmuş. Adamın dediği şu:

“Ben niye çeviri için para vereyim ki, adam tutarım asgari ücrete gelir ofiste yapar çevirisini. Senin dediğine kalsa bir kitap çevirisine on bin lira para vermem gerekecek. Yok öyle bir dünya, bu işten para kazanamaz kimse. Herkes İngilizce biliyor, gelir ofise yapar çevirisini. Ben elli yıllık esnafım, tercümeye para vermem.”

Dedi.

E ama tercüman arıyordun sayın orospu çocuğu? O ne olacak? Tercüman arıyorsun, bütün işin İngilizce yürümüş ama sen bir kelime dahi anlamıyorsun ve tercümeye para vermiyorsun. Güzelmiş.

Sizi sayıyla mı veriyorlar, kriz var diye mi şımardınız ne yaptınız bilmiyorum ancak size su veren itfaiyenin hortumunu siksinler. Bu iki yalı kazığı da defalarca kez dolandırılmış, bir sürü işleri ters gitmiş diye bir de yakınıyorlar. Ulan sen en başta aldığın hizmetin parasını ödemeye gocunursan, karşındaki insanın kariyerine hakaret edersen, o kişinin emeklerini hor görüp geçip karşısına gevşek gevşek konuşursan ve karşılığında 100 TL gibi salak bir fiyat vermeyi kendine hak görürsen seni daha çoooooooooooook dolandırırlar. Amınakoduğum liboşu.

giphy (2).gif

Bazen, çalıştığım insanlar buraya bir şey yazacağım diye korkuyorlar. Korkmayan tek güruh, hakkının karşılığını ödemekten gocunmayan, sana yanlış yapmayan insanlar. “Sen gidip yazarsın şimdi oraya, benim tanıdıklarım okuyo, ohoo her şeyi gelip bana anlatıyolla” diyen liboşların ise suratı değişse de muamelesi değişmiyor.

Sevgili genç tercümanlar, eğer bu tür insanlarla karşı karşıya gelirseniz ve “kriz var ne yapacağım ben” diye ümitsizliğe kapılıp bu kişilerle çalışmak isterseniz, değmeyeceğini bilin. Siz sahip olduğunuz iş ağına, birlikte iş yaptığınız dostlarınıza tutunun. Gerisi gelir. Gelin bu pezevenkleri birlikte gömelim. Göte göt demekten korkmayın.

Ayın 5 Şarkısı

Yine çok gergin ve sıkıcı bir ayın sonuna gelmişiz. Arkadaşlar alın beni buradan, ciddi söylüyorum, kurtarın… Help…

 

1.  alt-J – Deadcrush (Lea Porcelain Remix)

Geçtiğimiz ay bu şarkıdan başka çok fazla bir şey dinleyemedim. Şimdi normalde bu şarkının orijinal hali çok da güzel gelmiyor bana ancak bu versiyonu güzel olmuş.

Tabii bir yere kadar.. Bir yere kadardan kastım 2. dakikaya kadar…

 

2. Brasstronaut – Raveshadow

Ne kadar güzel ne kadar pozitif bir şarkı… Keşke benim olsa.

 

3. Skysketch – Fox Wedding

Dakika beş sonrası ❤ ben.

 

4. LAIKPIA – Voodoo Woman

Valla söz veriyorum bu son Laikpia şarkısı. Böylesi sikko bir gruba iki ay ayırmam yeterince büyük bir rezillik… Ben de farkındayım.

 

5. TATRAN – Lemon

Son anlarda girdi listeme ve hala dinliyorum.

 

alt-J’ de bırakacaktım bu listeyi asdlfasdfg. Boku çıktı.