Reşat

Geçtiğimiz sene apartmanın bahçesinde çok fazla miyav sesi duyuldu. Birkaç kez yavrularını bırakıp kaçan kedilere rastladık.

Bir tanesini sahiplendirdik. Adı da Paşa, paşalar gibi yaşamakta. Sonrasında bir tane de Reşat adlı bir kerata çıktı ortaya. Aman yarabbi, nasıl oyun oynuyor, nasıl konuşuyor nasıl saldırıyor millete…

Reşat’ ı sahiplenen olmadı. Ama bizim apartmanımızın kedisi oldu. Herkes mama veriyor, çocuklar seviyor, uyuduğu yer belli, çıkıp gezdiği yer belli.

Geçtiğimiz hafta pezevengin biri Reşat’ a tecavüz etmiş, üstüne benzin döküp yakmaya kalkmış. Reşat can havliyle apartmana kaçmış. Ama garibim sesini bile çıkaramamış, yarası çok kötü olana kadar ortada bile yoktu. Biz de kendisi bu aralar pek bir gezer olduğu için endişelenmedik, zira her seferinde geri dönüyordu.

Veterinere götürmüşler bir tane, o daha bir pezevenk. Araba çarpmış diye röntgen çekmiş ve sadece iç kanama tehlikesi olabilir diye ilaç vererek göndermiş. Bir de güneşin altına koyun demiş (yanığı olan kediyi), kedisi olan birine teslim edin demişler. Bize getirdiler. Hayvanın kanaması var, poposundan. Dokundurtmuyor, yanık kokuyor… Tuttuk Leydi’ nin veterinerine götürdük.

O da durumu anlattı. Yaranın ne kadar kötü durumda olduğunu söyledi. Birkaç gün yaranın temizlenmesi için (kurt kaynıyordu) pansuman yapacaklarını sonra ameliyata girecek kadar güçlendiğinde de kendisine yeni bir popo yapacaklarını söylediler ama umutlanmamamızı söylediler.

Arkadaş, dağ başında da yaşamıyoruz ki her yerde kamera var. Yanda okul var, onun kamerası var. Karşıda market var, onun kamerası var. Bizim apartmanların kamerası var…

O kameralar bir kıymetlendi bir kıymetlendi ki sormayın gitsin. Bu yandaki okulun müdürü apartmandan birinin arkadaşı. Adamlar bize vermiyor eğer aracı olursa belki verirler dedik kıza söyledik. Kızın ilk dediği aynen şu “tamam akşam ararım”. Acelesi yok yani, akşama… Bizim aklımız çıkmış, sokak sokak yerde ateş almış herhangi bir şey arıyoruz, tek ateş yakılmış olan yer okulda çıkıyor, her şey okul tarafında kitleniyor ama söyleyince “akşama”… Sonra kızdan ses seda yok. Mesaj atıyorum, “ulaşamadım” diyor başka açıklama yok.

Eyvallah, ulaşama. Olabilir, insanlık hali. Ama bunu söyle ki erkenden, vakitlice olay soğumadan biz gidip bir çaresini düşünelim. Niye oyalıyorsun? Ona başka söylüyor buna başka söylüyor, ortalığı bulandırıyor. Kızdığım nokta bu. Bu kadar gevşek davranıp üste çıkma çabaları da muhteşem. Çok meşgulmüş. O kadar meşguldü ki arkadaş instagram hikayeleri atmakta, kankalarıyla gezip sokaklardaki kedilerle oynamakta falan görsen haline üzülürsün bu nasıl bir meşguliyet diye… Bu kızın bir sürü işine koşmamış olsam ne samimiyetimiz var ki zaten diye basıp gideceğim ama öyle bir durum da yok.

Sonuç olarak kedi acılar içinde öldü. Tecavüzcüsü dışarıda. Olayı belki de aydınlatabilecek tek kaynağımız da birilerinin vicdansızlığına kalmış bir şekilde yatıyor. Bir de kapıma gelmiş bana trip atıyorlar. Hey yarabbim. O suç bastırma çabası yok mu? İfrit ediyor beni ifrit…

Bir gram hakkım geçtiyse bunlara haram olsun. Öyle bir ah etmişim, karma diye bir şey varsa bir taraflarında patlamaz mı bu? Bence patlar.

Not: Aynı şey okula giden çocukların başına gelmesin diye çocuklar da aileleri de, okul çalışanları da BİZİM tarafımızdan uyarıldı. Bütün mahalle, bir sapığın olduğunu biliyor, herkes dikkat kesildi. Ama elde var sıfır…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.