Kozmetik Manyaklığı

Lan niye benim başlıklarım iyice The Big Bang Theory başlıklarına döndü? Ne ara bu kadar mal olabildim? Meraklar içerisindeyim.

Neyse efem bu yazıda kendime saydıracağım. Zira öğretildiği gibi iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırmak gerek. Şimdi de bunun sırası. Çünkü feci saçmalamaya başladım son zamanlarda.

Geçen bahsettiğim gibi cilt ile alakalı sorunlar ile yüzleşiyorum ve bu arada bir çok şeyi kullanmayı kestim ve attım. Tabii insanın canı acıyor kozmetik atınca ama neylersin ki onların da bir son kullanma tarihi var. Ve benim son kullanma tarihi geçmemiş çooook az makyaj malzemem var. O da konduramadığım için, yoksa onlar da geçmiş mesela.

Esasen şuanda onun için para harcamama gerek yok zira yeterince masraf yapmam gereken konu var. İnsanlar evleniyor falan hediyelerdir biletlerdir ayakkabılardır vesaire… Bitti diyorsun bitmiyor, daha büyükleri daha önemlileri geliyor… amk.

Böyle içimden bir para harcama hissi geliyor. Öyle baskın ki manyaklık resmen. Böyle açıyorum kozmetik sayfalarını teeeek teeeek ürünlere bakıyorum sepete falan ekliyorum toplam sonuca bakıyorum. Sonra kapatıyorum tabii alamadan. Manyak mısın spotify faturamı bile ödeyemedim geçtiğimiz aylarda.

Evdeki tüm para dengelerinin değiştiği ve hatta baştan yazıldığı bir seneden geçtik. Bundan kendimi sorumlu tutuyorum tabii paranın kontrolü komple bendeydi. Daha iyi bir iş çıkarabilirmişim gibi geliyor hep. Halbuki biliyorum bu konuşan ben değilim anksiyete bozukluğum. Çünkü bende olduğu kadar bizimkilerde de sorun var. Mesela birisi bir şey yapacak, tam şöyle bir konuşma yapalım:

-Aaa sen de yap bak sıkılma evde…

-Yapamam param yok harcayamam…

-Ya niye öyle diyorsun parasız bırakır mıyız? (BIRAKTI)

Şimdi normalde şöyle: Tabii ki de para var ama o para boşa harcamaya değil kendimizi geçindirmeye yetecek kadar. Karun kadar zengin değiliz sonuçta. İster inanın ister inanmayın bu ikisi arasında fark var. Tabii o parayı harcamak bir seçenek ve o seçeneğe sahibiz ama harcamamak da benim tercihim.

Tabii lafı öyle bir dolandırıyorlar ki sonunda o şeyi yaparken ve parayı çatır çatır harcarken buluyorum kendimi. Çok çabuk gaza geliyorum demek ki.. İşte şimdi o ağır masrafların ve şimdiye kadar ki gereksiz harcamaların ceremesini çekiyoruz.

Ama ben hala ne yapıyorum? Para gelmeden o para gelirse şuna şuna şuna harcarım diye plan yapıyorum tabii amk. Çünkü gerizekalıyım. Ulan flormarın sitesinde bile 200 tl’ lik sepet doldurmuşum FLORMAR!!! Böyle saçmalık olabilir mi? Hani git bari NYX te falan yap, KiKO açılmış git onda yap…

Baskı bir yerden gelince çok farklı yerden bir patlama çıkıyor bende, anladığım bu. Buna bir dur demem lazım. Yeterince cilt bakımı aldım zaten.

(BU YAZIYI YAZAN DİLARA KOZMETİK ALIŞVERİŞİ YAPMADI. İÇİNİZ RAHAT OLABİLİR. FLORMARA O PARALARI VERMEDİ. KENDİSİYLE GURUR DUYUYOR.)

 

Ayın 5 Şarkısı

Sonunda yılın Spotify açısından en heyecanlı ayına girdik. Geçen ay biraz durağan olsa da mükemmel bir takım şarkılar dinledim.

Bir de geçtiğimiz ay genelde mp3 çalarımdaki şeyleri dinlemiştim o konuyla da ilgini bir yazı olacak!

 

  1. Welshy Arms – Need You Tonight

Orijinalinden güzel şarkılar listesine ilk sıradan giriş yaptı. Aman yarabbi. Bunu kulaklıkla dinlemek lazım. Bir yerinde lazım oluyor çünkü skdfjgdşfgh.

 

2. Bear’s Den – Don’t Let Your Sun

Bu grubu sevenin çok olduğunu biliyorum burada. Ancak bir kere bile bu şarkılarından bahsettiklerini duymadım. Hep başka başka şarkılarını övüp durdular. Resmen yazık etmişler şarkıya. O kadar çok dinledim ki bu ay tarif bile edemem.

 

3. Pearl and the Beard

Aynı şey bunun için de geçerli. Youtube’da bile yok..

 

4. Moonspell – Breathe

Bu ayki favorilerimden bir tanesi önceden de çok fazla dinlediğim bir şarkı.

 

5. Sofi Tukker – Best Friend

Bayıldığım bir şarkı. Aşırı güzel.

 

Hadi bakalım bu ay neler olacak merakla bekliyorum!!!!!!