BBC Dizileri

Geçen ay derslerin hafiflemesi ve yapacak fazla bir şeyin kalmaması ile Netflix denilen şeyi denemek istedim. Ben hep  Netflix’ i beşinci sınıf aile filmlerinin olduğu bir site olarak hatırlıyorum nedense. Yurttakiler ne zaman film izlemek istese diretk öyle filmlerin bir listesi gelirdi. Meğer o, hesabı kullanan kişinin zevksizliğindenmiş. Ne izlersen ona benzer filmleri veya dizileri getiriyor karşına. Tabii süper filmler yok yine de. Ama BBC dizilerinin ve filmlerinin bir çoğu vardı. Ve bu benim için şu demek:

O gün, Glenn Quagmire’ ın internet pornosunu keşfettiği gün gibiydi. Bütün gün evden çıkmadan, yemek bile yemeden, hiç başından kalkmadan hepsini izlemeye koyuldum. Bir aylık Netflix deneme süresinin her saniyesini İngiliz royal film ve dizileri ile geçirdim. Ve hatta bir çılgınlık yapıp royalden çıkıp endüstri devrimine ve hatta 1950’lere kaçan film ve dizilere de sardım. Sizlerle paylaşmam gerekti. Bir liste hazırladım.

1. Bleak House

Kesinlikle favorim olan bu diziyi mutlaka ama mutlaka herkese tavsiye ederim. Aman yarabbi, o konuşmalar, o kıyafetler, o entrikalar!!! Offf… Kesinlikle izlenilesi bir şey. X Files’ taki Scully oynuyor ve leydilik öyle bir yakışmış ki kendisine tarifi mümkün değil. Ayrıca ben şu Esther Summerson rolündeki kıza da hayranım. Listedeki üç dizide oynuyor ve her birinde ayrı bir güzel. Oyunculuğunu kastediyorum tabii. Ve de son olarak dizinin kötü adamı Game of Thrones’ taki Tywin Lannister’ı oynayan adam. Yine geriyor yeniden geriyor!!!

2. North and South

Richard Armitage’ ın eski işlerinden. Mükemmel bir dizi. Diziyi tek götüren zaten o adam. Yalnız tek hoşuma gitmeyen şey, bu adamın karşısına koydukları odun kadın. Olaylar pamuk fabrikalarında ve fakir mahallelerinde geçiyor. İki kere döne döne izledim. Aynı gün. Evet… Dizinin adını ararken “and” i işaret olarak yazarsınız. Odun kadının da performansını yadırgamamak gerek gerçi, daha demin hoşuma gitmiyor demiştim ama. Odun kadın rolünü süper oynamış. Odun kadın…

3. The Bletchley Circle

Bunda da dört adet zeka küpü eski ajanın cinayetleri çözmesini izliyoruz. İki sezon olsa gerek. İkinci sezonun son bölümünü izlememiş olabilirim, vaktim kalmamıştı artık. Ama kesinlikle aklınızda bulunsun derim. Bir de bu resimde soldaki kadını nereden tanıyorum, nereden tanıyorum, nereden tanıyorum diyordum ki hatırladım. Bir başka İngiliz filmi olan Young Victoria’ dan… Evet. İşsizim.

4. Wives and Daughters

Listedeki en sönük dizilerden olsa da benim için güzeldi. Rosamund Pike’ ın ufak bir rolü var bu dizide. Bir kasaba doktorunun tekrar evlenmek istemesi ve evlendiği kadın ile kızının evine yerleşerek hayatlarını değiştirmesi ile alakalı. Bir Cinderella değil, aklınıza gelmesin. Üvey kardeşler çok iyi anlaşıyor, hatta üvey anne bile daha sonra kendine çeki düzen veriyor. İzlenesi.

5. The Buccaneers

Amerika’ dan İngiltere’ ye gidip kendine koca arayan bir grup kızın hayatı. İstedikleri insanlarla evlenip pişman oluyorlar. Hepsi… En son hepsi kendi yolunu buluyor ama. Başroldeki kadın çok şirin. Ki kendisi bir sürü Hollywood filminde de baş göstermiş (Watchmen dahil). 

6. The Paradise

Ufak bir kasabadan gelip amcasının yanında yaşamak isteyen ama amcasının karşısındaki ‘Paradise’ adlı dükkana hasta olup kendine orada iş bulan bir kızın dizisi. Kızda dehşet bir pazarlama zekası var ve bu yüzden patron sürekli kızı destekliyor. İkinci sezonu var sanırım ama henüz ikinci sezonu izlemedim. Onu da burada bulup izlemem gerek. Dizide aklımda kalan bir söz vardı. Kız hayran hayran patrona bakıyordu çünkü adam da işine çok önem veren bir insandı. Kızın arkadaşı kıza dönüp “Onunla birlikte olmak istiyorsun” dedi, kız ise “Hayır ben o olmak istiyorum” demişti. Vay be Corç.

7. Daniel Deronda

Hugh Dancy’ nin oynadığı dört bölümlük bir dizi. Dizinin olayı değişiyor sürekli. İlk olarak istemediği bir evlilik yapan bir kadına aşık olduğunu düşündüğümüz bu Daniel, son bölümde yahudi bir şarkıcı ile evlenip dine dönüyordu. Karmaşık işler. Ama Hugh Dancy’ nin bu tür bir yapımda olması kayda değer. Ayrıca sarışın abla da harika olmuş. Adı her neyse.

İki tane de film yazayım, bitsin şimdilik. İlk film Under the Greenwood Tree. Kızını öğretmen olarak yetiştirmiş bir baba son görevi olarak zengin bir adam ile kızını evlendirmek istiyor. Ama kızın gönlü bir başkasında tabii. Zaman geçirmelik güzel bir film. Eminim kitabı kadar güzel değildir. Belki bir ara alırım param olduğunda.

Ama son tavsiye edeceğim film kesinlikle bombastik bir film ve bugüne kadar izlememiş olmama şaşırıyorum: Cousin Bette. Jessica Lange oynuyor diyor ve fazla spoiler vermeden filmi ne kadar sevdiğimi söyleyip kesinlikle izlenmesi gerektiğini söylüyorum. Net.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s