Kıroluk Özeti

Sizinle bir şey paylaşmak istedim. Haftasonu gittiğim San Francisco gezisinde otobüse binmeden bir Türk gördüm. Çok belli Türk olduğu bazı insanların. Direkt insanların götüne bakmalarından mı dersin, direkt bir muhabbet kurmaya çalışmalarından mı, giyimlerinden mi kuşamlarından mı artık her nedense… Kolombiyalı arkadaş ile ne zaman birisini görsek “Bu Türk, bu değil” diye direkt ayrımını yapabiliyoruz. Neyse. Otobüse bindik. Bu eleman direkt bizim arkadaş Gabriel’ e (Brezilyalıdır kendisi…..) “Türk müsün” diye sordu.

Şimdi iki önemli nokta var. 
1. Tanımadığın bir adama gidip “Türk müsün” diye sormanın nasıl bir mantığı var? Adam bir bok anlamadı, ne diyeceğini bilemedi. Niye öyle dedin şimdi yani?
2. Diyelim ki adam Türk. Sana ne amk. Bilmek zorunda mısın? Sırf Türk diye birini taciz etmek zorunda mısın? Sen Türkiye’ de yolda gördüğün herkesi bu şekilde taciz edebilir misin? 
Neyse hiç oralı olmadık, bu geçti yerine oturdu. İsimlerimiz kontrol edilirken lanet olsun ki benim Türk olduğumu anladı. Ve gelen sorular aynen şu şekilde, aralıksız “Aa napıyosun burda, nerde kalıyosun, yaşın kaç, gayet küçük duruyosun”……. Sana ne amk. Sana ne amk!!!

Kıro adam her yerde kıro, orası kesin. Ama Amerika’ya gelen Türk adamların yüzde 80’i ayrı bir kıro. Manyak bir özgüven patlamaları var bir kere. Zannediyorlar ki kendileri Amerika’ ya gelince artık her şeyi yapabilirler. Tüm kızlara yavşayabilirler, tüm insanları muhabbetleri ile taciz edebilirler, her türlü yarak kürek muhabbeti yapabilirler, kolay yoldan para kazanabilirler, insan kazıklayabilirler vb. Zannediyorlar ki, sırf Türk olduğun için en yakın kankası olabilirsin, her şeyi seninle konuşabilirler, her türlü yavşak muhabbeti çekebilirler yanında. Bir sürü mükemmel Türk’le de tanıştım tabii. Aklı başında, ne yapmak istediğini bilen, çabalayan, çalışan, düzgün insanlar… Ama nerede 3 aylığına gelen var, onlarda bir terslik var işte.
Burada az Türk yok, ama gidip de birine “Törk mösön” diye yılışman kadar ayıp bir şey de yok yani. Kimsenin maaşını, nerede çalıştığını, nasıl iş bulduğunu vb. şeyler sormanın da alemi yok. Türk olduğunu belli etmenin, bir muhabbet beklemenin hiç alemi yok. 
Bu elemana gelince… Otobüste bir başka Türk vardı. Adam sessiz sakin, kız arkadaşı ile tura çıkmış. Hiç konuşmadık. Niye konuşalım zaten, kırk el yabancı sonuçta. Bu adama yapıştı bu sonradan görme… “Ben burada kalmak için ne yapabilirim” diyor. Adam da direkt şunu söyledi yüzüne:
“Şu mentaliteden çıkman gerek en başta.”

Hevesli olabilirsin, bir şeyler değiştirmek isteyebilirsin. Yeni insanlar tanıyıp çevreni geliştirmek isteyebilirsin. Ama her şeyin bir adabı var. Haddini bilmek gerekiyor önce. Sırf Türk diye insanlara yılışmaman gerekiyor en başta. Bence bu böyle.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s