Tuz Masalı

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal pireler berber iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, çook uzak diyarların birisinde güçlü bir hükümdarlık varmış. Bu hükümdarlık, gücü ve adaleti ile dillere destan olurmuş.

Hükümdarın 3 tane oğlu varmış. Hükümdar bir gün oğullarını denemek için yanına çağırtmış onları.

-Beni ne kadar seviyorsunuz?, diye sormuş oğullarına.

İlk oğlan anasının gözü:

– Sizi dünyadaki tüm altın ve gümüşler pahasına seviyorum, demiş. Hükümdarın hoşuna gitmiş bu cevap, gururdan kabarmış.

İkinci oğlan daha bir anasının gözü:

– Ben sizi dünyadaki tüm değerli taşlar, tüm güzel saraylar ve konaklar pahasına seviyorum, demiş. Adam iyice ilgi manyağı olmuş, şımarmış.

Üçüncü ve hiçbir zaman tahtın ona gelmeyeceğini bilen oğlan babasına bakıp direkt:

– Ben sizi tuz kadar seviyorum babacığım, demiş.

Hükümdar tüm altın, gümüş, elmas, güzel saraylar ve konaklardan sonra tuzu beğenmemiş tabii. Kızmış küçük oğluna, bu oğlan beni ancak tuz kadar sevip sayıyor demek ki, demiş ve oğlanı ülkeden sürmüş.

Diğer oğlanlar da sevinmiş babaları onları daha çok seviyor diye. Yalakalıkta sınır tanımamışlar ibneler.

Sürülen küçük oğlan dağları ovaları aşmış, koca nehirlerden ve denizlerden geçmiş sonra bir bakmış bir arpa boyu yol gitmiş. Biraz daha yürüdükten sonra bir başka hükümdarlığa varmış. O kadar yorgunmuş ki artık, karşısına çıkan ilk kapıyı çalmış. Yaşlı bir teyze çıkmış karşısına. Bu küçük oğlan nereden geldiğini, kim olduğunu çaktırmadan teyzeden yardım dilenmiş. Teyze de oğlana bir oda vermiş, karnını doyurmuş.

Ertesi sabah büyük bir gürültüyle uyanmış küçük bebe.

-Teyze, teyze hayırdır? Bayram mıdır, seyran mıdır, bu ne gürültü?, demiş teyzeye.

Teyze de:

– Yok yavrum, bugün talih kuşu uçacak ve yeni hükümdarımızın başına konacak, demiş.

Neyse tutmuşlar meydanın yolunu. Kuş uçmuş, gitmiş gelmiş bu küçük piçin kafasına konmuş. İnsanlar isyeaan etmiş “yabancı birisi bu, bize hükümdar olamaz” demişler. Küçük oğlan da kimseye bir şey dememiş.

Ertesi gün tekrar toplanmışlar, küçük velet gitmemiş meydana. Issız bir köşede sessizce seçimin bitmesini beklemiş. Ama kuş gene gelip bunun kafasına konmamış mı?! İnsanlar gene isyanda olmaz hayır, bir daha deneyelim demişler.

Ertesi gün küçük bala teyzeden helallik almış ve oradan uzaklaşmaya başlamış. Ama kuş gene gelmiş ve bunun başına konmuş.

O zaman insanlar höh demişler ve mecbur kabul etmişler. Çağa da hükümdar olmuş o memlekete. Uzun yıllar kendisi büyürken memleketi de büyütmüş. İlim, bilim gırla yani o derece…

O sırada kendi memleketinde, büyük abisi, babasının tüm altın ve gümüşlerini her seferinde “uff snne be slkk .s .s” diyen karıya kıza harcamış. Ortanca oğlan da memleketi ve o güzelim sarayları konakları yabancı mihraklara satmakla meşgulmüş. Hükümdar üzgünmüş ama yine de küçük oğlunu affetmemiş.

Küçük oğlan, yani yeni memleketinin hükümdarı bir gün babasına bir davet yollamış. Hükümdar olarak tabi, hiç çaktırmamış kim olduğunu falan.

Adam da kalkmış gitmiş. Belki yeni bir dostum olur, belki ülkemi kurtarırım ümidiyle. Yeni hükümdar küçük piç oğlan öyle bir sofra donatmış ki dillere destan olmuş. Ama yemeklerin hiçbirine tuz koydurmamış. Yal gibi iğrenç olmuş o yüzden hepsi.

Hükümdar gelmiş oturmuş sofraya. Bir güzel yemeye başlamış. Tuzun olmadığını fark edince:

– Pardon hükümdar bey oğlum sizin memlekette tuz mu yok, fakir misiniz pardon da yani? demiş.

Hükümdar da:

– Olur mu efendim, bizim memleketimizde tuzdan bol ne var?, demiş.

– E o zaman neden yemeklerde tuz yok, diye sormuş adam.

– Ben sizin tuzu hiç sevmediğinizi duymuştum, demiş kindar küçük hükümdar oğlan oğul.

– Olur mu hiç, ben tuza bayılırım, tuzsuz yaşayamam demiş, hükümdar.

– O zaman oğlunuzu niye tuz “kadar seviyorum sizi” dedi diye memleketinden sürdünüz ZAA!, demiş oğlan.

O zaman fark etmiş ki hükümdar, karşısındaki bu genç adam kendi oğlu.

Sonunu sevmiyorum bu masalın, herkes barışıyo bayram ediyorlar falan. Bana ters. Ha ben bunu niye anlattım? Canım acayip tuz çekiyor, tuz aş eriyorum resmen, tuuuuuuuz tuuuuuuuuuuz tuuuuuuuuuuuuuuz!!!!

One comment

  1. secil · Mart 11, 2012

    okuyunca bnm canım da çekti.. kalkıp bi limon üstü tuz yiyiimm

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s