Mr. Sandman’in işleri bunlar No:1


Eveet.

Öyle evet diyesim geldi. Bazen gelir, hiç içimde tutmam. Niye tutayım, içim şişer mazallah… Sonra neymiş evet dem..

Efenim, bilmeyenler için söyleyeyim. Çok garip rüyalar görebiliyorum bazen. Zamanında Sandman’in işi düştü bana bir konuda, yardımcı oldum, o da sağolsun hiç boş bırakmaz, her gece bir atraksiyon ayarlar. Ben de bir zamanlar Karmen‘in dediği gibi bunları yazmaya karar verdim. Başlıyorum hemen.

Bunu dün gece gördüm. Bizim evde bir düğün telaşı var. Herkes koşuşturmada, sürekli bir meşguliyet. Tuvalet boş kalmıyo falan.. Bir sürü tanımadığım adam var. Herkes mutlu ama baya baya… Sonuçta düğün evi. Gene artık kim evleniyorsa… Kesin yine bir kuzen falandır. Neyse… Bir odada Bülent Ersoy tek başına oturuyor. Gidiyorum yanına diyorum neden hazırlanmıyorsun Bülüş? Aynen Bülüş.. Herkes seni bekliyor, hadi hazırlan çıkalım hep beraber. Bak eğleneceğiz, her zaman olmuyo bu düğünler falan..

Bülüş meğer çok kızmış birilerine, gitmek istemiyor. Ama ben çetin ceviz tabi, yılmadım, vazgeçmedim onu götürmeye razı ettim. Zorla üst giydirdim. Straplez, altın renkli pulları olan mini bir elbise giydirdim Bülüşe. Saçlarını yaptım, makyajını yaptım, evet bunu uzun uzun yaptım rüyamda. Sonra Bülentle aramız iyi tabi bizim, baya bir muhabbet, gırgır, neler neler… O da benim saçımı ve makyajımı yapıyor. Üstümü giymek için odama gidiyorum ki ne göreyim?!

Birisi odamdaki karikatür kolajını yırtmış parçalamış. Ben bir sinir, bir sinir.. Çıkıyorum odadan, içimden bir Hulk çıkmasa da onun kadar öfkeyle “Bunu kim yaptı ulaaaaaaan eliniz kırılsın e miii defolun evimdeeeeeeeeeeeeeeeeeaaaaaaaan” diye gürlüyorum. Herkesi kovuyorum evden. Bülent hariç. Bir ağlıyorum bir ağlıyorum anlatamam. Yüzüm kıpkırmızı oluyor böyle dışarı çıkacak halim kalmıyor. Bu sefer Bülent gelip beni teselli etmeye çalışıyor.

Boşver, diyor, bir kağıt parçası. Ben ağlıyorum o bir kağıt parçası değil, onu oraya koymak için ne kadar uğraştım diye. Böyle sikik bir muhabbetin üstüne kapı çalıyor. Bülent diyor ki işte geldi, hadi hazırlan gidiyorsun. Ben gitmem diyorum o gidersin diyor, bir ton iş. O sırada kapı hala çalıyor. Neyse gidip açıyorum oflaya poflaya. Simon Baker gelmiş. Gayet suratsız bir halde “İki dakka bekle sen şurda geliyorum.” diyorum odama gidiyorum. Simon da Bülent’e soruyor noldu ya diye. Bülent boşver diye başını sallıyor. Ben bunları hep görüyorum.

Sonra Simon’la çıkıyoruz evden. Tüm katları tek tek iniyoruz, her katta iki kapı var onlara bakıyoruz falan. Bir numaralı dairede de “HULK İŞLETMECİLİK” diye bir tabela var. Simon pis pis gülüyor, ben ona sinirle bakıyorum. Sonra ben de gülüyorum bokumda boncuk bulmuş gibi. Filmlerde öyle olur ya. Apartmanın girişinden güle oynaya çıkıyoruz.

Bir sonraki rüyaya kadar sıhhatle kalın efendim. Bay.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s